fbpx

Küresel Köyün Kaygılı Çocukları

Türkiye’de seçmen sayısı 7 milyonu, dünyada ise nüfusu 2,47 milyarı bulan Z Kuşağı, 20 yıl sonra dünyayı yönetecek. Rahat görünümlerinin aksine, kaygı düzeyi oldukça yüksek olan bu kuşağın tüketim öncelikleri neler? Sürdürülebilirlik, Z kuşağının satın alma davranışlarının neresinde?Bir ürünü satın alırken başvurulan yollar herkes için aynı mıdır? Ya da satın alma alışkanlıklarında herkesin öncelikleri bir midir? Bu soruların yanıtları kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte kuşaklar arasında da tüketimi belirleyen bazı değişkenler bulunuyor. Ancak belli yıllar arasında doğan insanların jenerasyon farklarını tanımlayan “kuşak”ların özellikleri de toplumdan topluma, kültürden kültüre değişiyor. Bu da her ülkenin dönemler içinde yaşadığı deneyimlerin farklı olmasına bağlanıyor.

Bir ürünü satın alırken başvurulan yollar herkes için aynı mıdır? Ya da satın alma alışkanlıklarında herkesin öncelikleri bir midir? Bu soruların yanıtları kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte kuşaklar arasında da tüketimi belirleyen bazı değişkenler bulunuyor. Ancak belli yıllar arasında doğan insanların jenerasyon farklarını tanımlayan “kuşak”ların özellikleri de toplumdan topluma, kültürden kültüre değişiyor. Bu da her ülkenin dönemler içinde yaşadığı deneyimlerin farklı olmasına bağlanıyor.

Yazının tamamına Sürdürülebilir Üretim dergisinin 15. sayısından (Mart-Nisan 2024) ulaşabilirsiniz.

Total
0
Paylaşım
Benzer İçerikler
Oku

Deprem: Kaderimiz mi? Gerçeğimiz mi?

Yıkıldık… 6 Şubat’ta, merkez üssü Kahramanmaraş olarak belirlenen ve 10 ilimizi doğrudan etkileyen çok büyük iki depremle sarsıldık. Türkiye’nin, neden her seferinde depreme bu kadar hazırlıksız yakalandığı, uzun süre tartışılacağa benziyor.
Oku

Hava Kurşun Gibi Ağır

Şu an yolu bilinçsiz bir şekilde yarılamış bulunuyoruz ve bir virajdayız. Sürdürülebilir yöntemlerle süreçleri iyileştirerek bu virajı dönmediğimiz takdirde dünya, geri dönülemez bir yolun eşiğinde kalabilir.
Oku

2030’da 600 Milyon Kişi Yetersiz Beslenecek

İklim krizi, aşırı hava olayları, nüfus artışı, salgın hastalıklar, savaşlar ve çatışmalar… Her biri, kapıdaki gıda krizinin dünya üzerindeki ayak sesleri. Üstelik hükûmetler, finans kurumları ve özel sektör, koordineli bir çaba vermediği takdirde, açlığın sona erdirilmesi; kâğıt üstünde anlaşılmış bir madde olmanın ötesine geçemeyecek!