Artan nüfus, iklim değişikliği ve mevcut konvansiyonel kaynakların sınırlılıkları nedeniyle su yönetiminde yeni bir anlayış ortaya koymanın zorunlu hale geldiğini artık kabul etmek zorundayız. Dünyanın her yerinde, su kullanımının sürdürülebilir seviyeleri aştığına dair çok sayıda işaret var. Yeraltı sularının tükenmesi, nehir akışlarının normal seviyeden az olması veya hiç olmaması ve artan kirlilik seviyeleri, su stresinin en bariz göstergeleri olarak göze çarpıyor. Su arzı ve talebi arasındaki dengesizlik nedeniyle ortaya çıkan su krizinin önlenmesi ve çözümü için su kaynaklarının sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi ve kullanılması, hayati önem taşıyor. İşte bu noktada sulak alan sistemleri gibi doğal çözümler su krizi ile mücadele etmede etkili yöntemler olarak karşımıza çıkıyor.
Yazının tamamına Sürdürülebilir Üretim dergisinin 10. sayısından (Mayıs-Haziran 2023) ulaşabilirsiniz.