Yarının Şehri: Malmö

Sürdürülebilir ve ekolojik kentsel dönüşümünün en iyi örneklerinden biri olan İsveç’in Malmö kenti, kentsel stresin azaltılmasına yönelik uygulamaları ile dikkat çekiyor.

İsveç’in üçüncü büyük şehri olan Malmö, sürdürülebilir kentsel gelişim alanında dünyanın en başarılı şehri olmayı amaçlıyor. Bu hedef doğrultusunda şehir yönetimi, tüm elektrik ve ısınma ihtiyacının yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması ve atıkların maksimum düzeyde değerlendirilmesi adına ciddi çalışmalar yürütüyor. İskandinavya Yarımadası’nda endüstrileşmenin en erken ve en fazla yaşandığı kent olan Malmö, yüzyıl başında endüstri sonrası döneme uyum sağlamakta zorlandıysa da bu dönem itibarıyla büyük bir dönüşüm içine girdi.

DÜNYANIN DÖRDÜNCÜ YEŞİL ŞEHRİ

Çeşitli kaynaklar tarafından dünyanın dördüncü yeşil şehri olarak kabul edilen Malmö’nün rüzgâr ve güneş enerjisi olmak üzere öne çıkan iki tane yenilenebilir enerji kaynağı bulunuyor. Malmö, enerjisinin yüzde 30’unu yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ediyor. Şu anda İsveç’in güneş enerjisi konusunda lider şehri olan Malmö’nün yüzde 40’ı, elektriğini rüzgâr enerjisinden elde ediyor. Şehrin en büyük rüzgâr santrali olan Lillgrund Rüzgâr Santrali, 60 bin kişinin elektrik ihtiyacını karşılıyor. 2030 yılında şehir, enerjisinin tamamını yenilebilir enerji kaynaklarından elde edip, kişi başı enerji tüketimini en az yüzde 20 azaltmayı hedefliyor. Malmö şehirde bisiklet kullanımı ise son derece yaygın. 500 kilometrelik bir bisiklet yoluna sahip olan Malmö’de yapılan yolculukların yüzde 25’i bisiklet ile gerçekleştiriliyor. Şehir sakinleri, genellikle olumsuz hava koşullarında araç kullanmayı tercih ediyor. Çevre dostu otobüslerin kullanıldığı şehirde, otobüslerde 2015 itibarıyla fosil yakıt kullanımı bırakılarak biyogaz kullanımına geçildi. Havalimanındaki bütün taksiler ve şehirdeki birçok taksi, yeşil taşıt olarak faaliyetini sürdürüyor.

Malmö’de ayrıştırılan gıda atıkları, biyo gaza çevrilip toplu taşıma araçlarında yakıt olarak kullanılıyor.

ATIKLARIN YAKILMASIYLA ŞEHRİN YÜZDE 65’İ ISINIYOR

Malmö’nün atık sistemi, evlerden çıkan atıkların vakum sistemiyle ana merkezlere gönderilip sonrasında çöp kamyonlarıyla atık toplama merkezlerine gönderilmesini kapsıyor. Bu şekilde hem çöp kamyonu sayısı azaltılmış hem de atıklardan kaynaklanan emisyonlar düşürülmüş oluyor. Atıklar, ayrıştırılmış sistemle toplanıp enerji ve geri dönüşüm alanlarında kullanılıyor. Ayrıştırılan atıkların bir kısmının yakılmasıyla şehir için gerekli olan ısınma ve elektrik ihtiyacı karşılanıyor.  Atıkların yakılması ile şehrin yüzde 65’inin ısınması sağlanıyor. Yakma işlemi sonrası ortaya çıkan küller ise daha sonra kullanılmak üzere kaldırımların inşasında kullanılıyor. Bunun yanı sıra ayrıştırılan gıda atıkları, biyogaza çevrilip toplu taşıma araçlarında yakıt olarak kullanılıyor. Bu sistemde 10 kilogram gıda atığı, 1 litre petrole denk geliyor. Her ne kadar İsveç’in en yoğun şehirlerinden biri olsa da Malmö, kentsel yeşil alana oldukça değer veriyor. Parkları, yeşil çatıları, çevre düzenlemeleri ve ağaçlarla çevrili bisiklet ve yürüyüş yolları ile Malmö, yaşayanlarına konforlu bir yaşam standardı sağlıyor.

ŞEHİR SAKİNLERİ KENTSEL BAHÇELERDE EKİNLERİNİ YETİŞTİREBİLİYOR

Malmö şehrinde yer alan pek çok binada, yeşil çatılar görmek mümkün. Bu çatılar, yapraklarından yağmur suyunu emen ve dayanıklı bir bitki olan sedum içeriyor. Bu çatılar kentsel taşkınları yavaşlatmayı sağlıyor. Yalıtım da sağlayan bu çatılar, kentsel peyzaja estetik bir görünüm de katıyor. Yağmur suyu yönetimi ise yağmur suyunun düştüğü yerlere filtreler konularak gerçekleştiriliyor. Aynı zamanda şehrin su arıtma sistemi üzerindeki yükü azaltan bu sistemin öneminin, iklim değişikliği nedeniyle oluşacak şiddetli yağmur fırtınaları sebebiyle daha da artacağı öngörülüyor. Malmö’nün çeşitli yerlerinde, şehir sakinlerinin kendi ekinlerini yetiştirebilip, hasat edebilecekleri alanlar bulunuyor. Şehir merkezinin yakınında yer alan ve Kale Bahçesi olarak adlandırılan bölgede ise Malmö sakinlerinin satın alabilecekleri çok çeşitli organik meyve, sebze ve bitkiler yetiştiriliyor. Burası oldukça popüler bir organik kafeye de ev sahipliği yapıyor.

ŞEHRİN YENİ GELİŞEN KONUT BÖLGESİ “Bo01”

Bo01 projesi kapsamında; şehrin Batı Limanı Bölgesi’nde 1995 yılında inşasına başlanıp 2001 yılında tamamlanarak kurulan yeni yaşam alanı, dünyada ekolojik kentsel dönüşümün en başarılı örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Projenin geliştirilmesine yönelik düşünce ve yeni yaklaşımlar, hükûmet politikası ve finansman sağlayan girişimler sayesinde hayata geçmiş durumda. 19. yüzyılın sonlarında gemi inşa endüstrisine ev sahipliği yapan bu bölge, 1970’lerde ekonomik durgunluk sebebi ile terk edilmeye başladı. Şehir yönetimi, ekonomik krize karşılık bu bölge için güçlü bir kalkınma planı hazırlayarak Bo01 Projesi’ni hayata geçirdi. Bu ekolojik ve sürdürülebilir kentsel tasarım projesi ile bölge, ekonomik cazibesini kaybetmiş bir liman alanı iken dünya çapında başarısı kabul edilen bir dönüşüm geçirdi.

Bo01, enerjisinin yüzde 100’ünü tamamen yenilenebilir kaynaklardan elde edildiğini beyan eden dünyadaki ilk mahalle olma özelliği taşıyor.

Bo01 PROJESİ’NİN AMAÇLARI

  • Hava ve gürültü kirliliğinin azaltılması, iklimsel tehlikelerin dikkate alınması)
  • Enerji verimliliğini artırmak ve yenilenebilir hammadde kullanımını desteklemek
  • Yeniden kullanım ve geri dönüşümü artırmak
  • Biyoçeşitliliği korumak ve güçlendirmek
  • Tehlikeli kimyasalların kullanımını azaltmak
  • Yeni iş imkanları sağlamak
  • Sürdürülebilir kalkınmaya geçişte şehir sakinlerinin katılımını teşvik etmek

YÜZDE 100 YENİLENEBİLİR ENERJİ KULLANILIYOR

Bo01 yaşam alanı, farklı mimarlık firmalarının inşa ettiği ve kaliteli malzemelerin kullanıldığı, enerji verimliliği sağlayan, belirli çevre standartlarına göre inşa edilmiş evlerden oluşuyor. Ünlü kentsel tasarımcı Klas Tham tarafından tasarlanan bölge, enerjisinin yüzde 100’ünü tamamen yenilenebilir kaynaklardan elde edildiğini beyan eden dünyadaki ilk mahalle olma özelliği taşıyor. Bo01’de enerji sistemi; rüzgâr enerjisi, bölgesel ısıtmagüneş panelleri ve ısı pompaları gibi sürdürülebilir özellikleri içeriyor. Her konutta fotovoltaik güneş panelleri bulunuyor. Bu panellerin performansını kontrol etmek ve sistemdeki herhangi bir hatayı tespit etmek için özel bir yazılım kullanılıyor. Bölgenin elektriği ise Malmö’nün küçük bir ilçesi olan Norra Hamnen’de bulunan rüzgâr türbini Boel tarafından sağlanıyor. Ayrıca Bo01’de enerji talebinde bir düşüş olduğunda fazla enerji, Malmö’nün diğer bölgelerine aktarılıyor.

KİŞİSEL ARAÇ BAĞIMLILIĞI AZALTILIYOR

Kişisel araç kullanımına olan bağımlılığı azaltan proje; yürüme, bisiklete binme, yeşil araç kullanımı ve araba paylaşımını teşvik etmek için birçok hizmet ve aktiviteyi de faaliyete geçirdi. Bisiklet yolları, bölgeyi şehrin geri kalanına bağlıyor. Otobüsler, şehrin geri kalanına oldukça kolay erişim sağlıyor. Bölgedeki her araç, sürdürülebilir kaynaklarla çalışıyor. Yeşil araçlar için her lokasyondan kolay ulaşılabilen şarj istasyonları bulunuyor.

Çalışma, küçük ölçekli bir kentsel proje için enerji arzının yüzde 100’ünü yerel, yenilenebilir kaynaklardan sağlamanın mümkün olduğunu gösteriyor.  

Total
0
Paylaşım
Benzer İçerikler
Oku

2022 Avrupa Yeşil Başkenti: Grenoble

Alp Dağları’nın başkenti olarak bilinen Fransa’nın Grenoble şehri, iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması konusunda yaptığı çalışmalar ile dikkat çekiyor. Şehrin, 2040 yılına kadar karbon nötr olması hedefleniyor.
Oku

Dünyanın En Akıllı Şehri Songdo

Sürdürülebilir bir dünya inşa etmek amacıyla kurulan akıllı şehirlerde, atıkların dönüştürülmesi ve su kullanımı tüm şehre entegre edilen sensörlerle takip edilip, yönetiliyor. İlk örneği olan Güney Kore’de yaşam çoktan başladı.