fbpx

Yeşil Dönüşümde Bankaların Rolü

Türkiye’de iş dünyasının Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları kapsamındaki 17 hedefe ulaşabilmek için sıkı çalıştığı yadsınamaz bir gerçek. Hâliyle bankalar da karbon sıfır hedeflerini açıklayarak sürdürülebilirlik alanındaki stratejilerini uygulamaya koyuyor.

Rockbridge’in araştırması, çevre dostu, yeşil ürünler için yılda 104 milyar dolarlık bir pazar potansiyeli olduğunu ortaya koyuyor. Aynı araştırmada tüketicilerin yüzde 68’i “çevreye karşı sorumluluk sahibi şirketlerle iş yapmaktan hoşlandıklarını” ifade ediyor. Bu şirketler arasında, finans kuruluşları da önemli bir yer tutuyor. Yenilikçi projeleri, stratejik çalışmaları ve verdikleri önemli taahhütlerle öne çıkan bankalar, sürdürülebilir kalkınmayı öncelik hâline getiriyor.

BDDK’DAN BANKALAR İÇİN YEŞİL FİNANS YOL HARİTASI

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), “Yeşil Mutabakat Eylem Planı” kapsamında bankalar için yeşil finans yol haritasını belirledi. Buna göre, 16 Temmuz 2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2021/15 sayılı Cumhurbaşkanlığı genelgesi ile duyurulan Yeşil Mutabakat Eylem Planı’nın “3.2.5. Sürdürülebilir Bankacılığın Geliştirilebilmesine Yönelik Bir Yol Haritasının Belirlenmesi” eylemine ilişkin olarak hazırlanan Sürdürülebilir Bankacılık Stratejik Planı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun 24 Aralık 2021 tarih ve 9999 sayılı kararı ile kabul edildi.

Yenilenebilir Enerji Finansmanları

Sürdürülebilir Bankacılık Stratejik Planı kapsamında hedeflere yönelik yaklaşımlar şu şekilde açıklandı:  “Paris İklim Anlaşması kapsamında ülkemizce verilen taahhütlerin ve ilan edilen plan ve politikaların etkili şekilde hayata geçirilebilmesinde iklimle bağlantılı risk ve fırsatları etkin şekilde yönetebilen ve sürdürülebilir yatırım ve projeler için gerekli finansmanı uygun koşullarda sağlayabilen bir finans sektörünün tesis edilmesine, Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı ve 55’e Uyum Paketi uyarınca sınırda karbon düzenlemesi mekanizmasının mali yükümlülükler doğurmaya başlayacağı ve ülkemiz ekonomik ve finansal sistemi için önemli bir geçiş tarihi olan 2026 yılından önce bankacılık sektörümüzün gerekli adaptasyonu sağlamasına, başta bankacılık sektörü olmak üzere finansal sistemin giderek daha fazla maruz kalmaya başladığı iklim değişikliğine bağlı fiziksel riskler ile düşük karbon ekonomisine geçişe bağlı geçiş risklerinin ölçülmesi, analiz edilmesi ve yönetilmesine yönelik aksiyonlara yer verilmiş olup ‘sürdürülebilirlik’ başlığı altında küresel yatırım stratejilerinde yer alan çevresel, sosyal ve yönetişimsel ölçütlerin bankacılık sektörümüz tarafından daha fazla dikkate alınması ve bu sayede yurt dışı yeşil finans piyasalarından daha fazla faydalanılması amaçlanmaktadır.”

KALKINMA HEDEFLERİNE UYUMLU: SORUMLU BANKACILIK PRENSİPLERİ

İmzacı bankaların strateji ve pratiklerinin sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve Paris İklim Anlaşması hedefleriyle uyumlu olmasını garantiye alan “Sorumlu Bankacılık Prensipleri” Eylül 2019’da yayımlandı. Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans İnisiyatifi (UNEP FI) tarafından oluşturulan Sorumlu Bankacılık Prensipleri; uyumluluk, hedef belirleme, müşteri iletişimi, yatırımcı ilişkileri, yönetişim ve şeffaflık-hesap verilebilirlik gibi altı ana konu başlığı altında bankaların yapacağı değişiklikler ile sürdürülebilir hedeflere ulaşılmasını amaçlıyor.

Bu prensipler, sektöre her kademede ve faaliyette sürdürülebilirliği gözeten kapsamlı bir çerçeve sunuyor. Son dönemde giderek daha fazla yöneldikleri sürdürülebilir ve yeşil ekonomiye geçiş hedefi doğrultusunda yenilikçi ürün ve hizmetlerle öne çıkan Türk bankaları da sürdürülebilir kalkınma sorunlarına oldukça kapsamlı finansal çözümler sağlıyor.

AKBANK’TAN SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK İÇİN 2030’A KADAR 200 MİLYAR TL DESTEK!

Akbank, sürdürülebilirlik faaliyetlerinde dört değer alanıyla karşımıza çıkıyor. Bunlardan ilki “Sürdürülebilir Finansman.’” Bankacılık ekosistemi içinde sürdürülebilir bir dünyaya ulaşmaya katkı sağlayacak kaynaklara erişimini artıran banka, bu kaynakların doğru yerlere yönlendirilmesi için yapılar kuruyor, ürün ve hizmetler tasarlıyor. Daha sürdürülebilir bir ekonomi için şirketlerin dönüşüm yolculuğunda onlara finansman sağlıyor. Türkiye’de sürdürülebilir finansman konusunda uzun vadeli taahhüt veren ilk mevduat bankası olarak, 2030 yılına kadar 200 milyar TL sürdürülebilir kredi finansmanı sağlamayı hedefliyor. Ayrıca, sürdürülebilir yatırım kategorisine giren yatırım fonları bakiyesini de 15 milyar TL’ye çıkarmayı taahhüt ediyor.

Akbank, 2030 yılına kadar 200 milyar TL sürdürülebilir kredi finansmanı sağlamayı hedefliyor.

İkinci değer alanı olarak “İnsan ve Toplumu” belirleyen banka, çalışanları ve paydaşları için fırsat eşitliğinin sağlanması, kırılgan grupların desteklenmesi, kapsayıcı bir kurum kültürünün geliştirilmesi için çalışıyor. Üçüncü değer alanı “Ekosistem Yönetimi” sayesinde finansal kapsayıcılığı iş modelinin bir parçası hâline getiren banka, yenilikçi bakış açısıyla dijitalleşen dünyada paydaşlarının mevcut veya henüz ortaya çıkmamış ihtiyaçlarını karşılamak için hızlı ve etkin çözümler geliştiriyor. Akbank’ın dördüncü değer alanı ise “İklim Değişikliği”. İklim değişikliğini, görmezden gelinmemesi gereken ciddi bir sorun olarak gören banka, operasyonlarından kaynaklı salımları sıfırlayarak 2025 yılına kadar karbon nötr banka hâline gelmek için çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca, kredi portföyünün iklim değişikliğine olan etkisini 2030 yılına kadar azaltmayı planlıyor.

YAPI KREDİ’DEN YENİLENEBİLİR ENERJİ HAMLESİ

Yapı Kredi, yeşil tahviller, sürdürülebilirlik bağlantılı krediler, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği kredileri, Doğa Dostu Mortgage ve Doğa Dostu taşıt kredileri gibi pek çok ürün ve hizmetle sürdürülebilir kalkınma sorunlarına finansal çözümler sunuyor.

Bilim Temelli Hedefler Girişimi’ne emisyonlarını azaltma taahhüdü veren Yapı Kredi Bankası, böylelikle iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında küresel ısınma artışını 2 °C’nin, ideal olarak ise 1,5 °C’nin altında sınırlayan Paris Antlaşması’nın hedefleri doğrultusunda çevreye katkıda bulunmayı hedefliyor.

Yapı Kredi CEO’su Gökhan Erün, yılın ilk yarısında, 962 milyon dolar tutarında sürdürülebilirlik bağlantılı ilk sendikasyon işlemini yaptıklarını aktarıyor. Erün, yılın ikinci yarısında  ise dünyanın önde gelen bankalarından Bank of America ile 225 milyon euro tutarında sürdürülebilirlik bağlantılı repo işlemi gerçekleştirdiklerini, son olarak da sürdürülebilirlik kriterlerine bağlı 822 milyon dolarlık yeni bir sendikasyon kredisine imza attıklarını dile getiriyor. Bilim Temelli Hedefler Girişimi’ne (Science Based Target Initiative) emisyonlarını azaltma taahhüdü veren banka, böylelikle iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında küresel ısınma artışını 2 °C’nin, ideal olarak ise 1,5 °C’nin altında sınırlayan Paris Antlaşması’nın hedefleri doğrultusunda çevreye katkıda bulunmayı hedefliyor.

Sürdürülebilir Kredi Finansmanı

Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji projelerinde kullanılmak üzere, bu dönemde Green for Growth Fund (GGF) ile 15 milyon euro tutarında finansman anlaşmasına imza atan banka, çiftçiler ile tarımsal işletme kapsamındaki mikro ve küçük işletmelerin desteklenmesi amacıyla da European Fund for Southeast Europe’dan (EFSE) 25 milyon euro tutarında kredi sağladı. Böylece banka, 6 yıl vadeli bu iki kredi sayesinde reel sektörün ihtiyaç duyduğu yeşil finansmanı sağlayarak sürdürülebilir iş modellerine geçişlerini hızlandırmasına önemli bir katkı sunmuş oldu. Banka, Türkiye’de yeşil enerjiyi teşvik etmek adına da önemli bir iş birliğine imza attı. İştiraklerinden Yapı Kredi Leasing ve ana hissedarı Koç Holding’in şirketlerinden Arçelik, çevre dostu çatı üstü güneş enerji sistemlerine herkesin sahip olması adına güçlerini birleştirdi. İş birliği kapsamında leasing ayrıcalıklarıyla çatı üstü güneş enerji sistemlerine erişimi kolaylaştırdıklarını belirten Gökhan Erün,  Yapı Kredi Portföy Temiz Enerji Değişken Fonu ile temiz ve sürdürülebilir enerjiye dikkat çekerken, her paydaşı için uzun dönemli değer yaratmayı hedeflediklerinin altını çiziyor. 

GARANTİ BBVA’NIN SÜRDÜRÜLEBİLİR NAKİT YÖNETİMİ ÇÖZÜMLERİ

Global Economics tarafından 2021 yılında Türkiye’nin Sürdürülebilir Finans Konusunda En İyi Bankası ve Türkiye’nin En İyi Yatırım Bankası ödülüne layık görülen Garanti BBVA, sürdürülebilir kalkınmaya bugüne kadar 51 milyar TL’yi aşan kaynakla katkı sağladı. Ayrıca yeşil tüketimi teşvik etmek için çeşitli uygulamalar da başlattı. Örneğin 2017’de çevreci taşıt kredisi ürününü geliştirdi. Ardından, elektrikli bisikletlerin kullanımını teşvik etmek amacıyla yeni bir alışveriş kredisi imkânı sunarak enerji verimliliği yüksek binaları desteklemek amacıyla yeşil konut kredisi uygulaması “Green Mortgage”ı hayata geçirdi. Banka, 2014 yılından beri kömür santrallerine finansman sağlamıyor.

Yenilenebilir enerjiye sağladığı finansman 2020 itibarıyla 5.6 milyar doları aşan Garanti Bankası, 2014 yılından bu yana yatırımlarının tamamını yenilenebilir enerji yatırımlarından oluşturmaya başladı.

Aralık ayında  “COP26 Ardından Net Sıfıra Doğru” temasıyla gerçekleştirilen İklim Değişikliği Zirvesi’nde konuşan Garanti BBVA Sürdürülebilir Finans Yöneticisi Seray İmer: “2020 itibarıyla yenilenebilir enerjiye sağladığımız finansman 5,6 milyar doları aştı. 2014 yılı itibarıyla yatırımlarımızın tamamını yenilenebilir enerji yatırımlarından oluşturmaya başladık. Yüzde 25 pazar payıyla rüzgâr enerjisi finansmanında Türkiye’de öncüyüz. 2021 yılında da kömür ve kömürle bağlantılı işleri de finanse etmeyeceğimizi söyledik.” açıklamasında bulundu.

Nakit Yönetimi ürünlerini, sürdürülebilir finans ürünleri vizyonuyla geliştiren Garanti BBVA, bu ürünleri kullanacak müşterilerine avantajlı fiyatlar sunarak hem finansal sağlıklarına katkıda bulunmayı hem de sürdürülebilirlik anlamında müşterilerini teşvik etmeyi hedefliyor.

Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ebru Dildar Edin, Nakit Yönetimi ürünleri içerisinde yer alan kısa vadeli finansman, tahsilat ve ödeme çözümlerini sürdürülebilir finans çatısı altında farklılaştırmayı hedeflediklerini belirtiyor. Dildar Edin: “Bu kapsamda ilk uygulama olarak, Garanti BBVA üzerinden HGS başvurusunda bulunan elektrikli ve/veya hibrit araç sahiplerine HGS ürününü ücretsiz vermeye başladık. Öte yandan Doğrudan Tahsilat Sistemi (DTS) ve Tedarikçi Finansmanı Sistemi (TFS) gibi ürünlerimize de yeşil ve sürdürülebilirlik bağlantılı yapılar geliştirerek müşterilerimize sunmaya başladık. Bunun ilk örneği de Garanti BBVA Filo ile birlikte hayata geçirdiğimiz Türkiye’nin ilk Yeşil Doğrudan Tahsilat Sistemi (DTS) ürünü.” açıklamasında bulunuyor. Garanti BBVA Filo Genel Müdürü Ayşegül Gülgör ise kiralanan araçların yüzde 50, daha fazlasının hibrit ve/veya elektrikli araç olması ve kiralama bedellerini Garanti BBVA DTS aracılığıyla ödenmesi halinde müşterilere ilgili sistemi daha avantajlı fiyatlarla sunarak araç filolarından kaynaklı karbon ayak izlerini azaltmalarını teşvik etmeyi hedeflediklerini ekliyor.

Garanti BBVA, ayrıca Green for Growth Fund (GGF) Teknik Destek Tesisi ve Yenilenebilir Enerji Akademisi (RENAC) ile iş birliği yaparak, bankaya özel Yeşil Finansman Uzmanı eğitimini hayata geçirdi. Eğitimle farklı bölgelerde kredi yetkilisi, kredi uzmanı ve diğer konularda görev yapan 30 Garanti BBVA çalışanının teknik uzmanlığının artırılması amaçlanıyor. Garanti BBVA’ya özel geliştirilen bu eğitim, konut, KOBİ ve diğer uygun projelerdeki yeşil finansman kullanımının teşvik edilmesini amaçlıyor. Türkiye pazarında deneyimli bir danışmanın desteğiyle ülkemize özel olarak uyarlanmış eğitim canlı webinarlar ve vaka çalışmalarını içeriyor.

VAKIFBANK’TAN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK YATIRIMLARINA YÜZDE 100 FİNANSMAN

VakıfBank, sürdürülebilir bankacılık konusunda verdiği taahhüdü, yeni kredi paketleri ile pekiştirmeye devam ediyor. Daha önce Yeşil Konut Kredisi ile A ve B enerji seviyeli inşaatların yapımını teşvik ederek, konut sektöründe sürdürülebilirliğe katkı sağlayan VakıfBank, şimdi de iki yeni kredi ürünü sundu.

VakıfBank, Doğa Dostu Taşıt Kredisi ile benzinli, dizel veya LPG’li araçlara kıyasla karbon salımı çok daha az olan elektrikli ve hibrit araçların alımına yönelik ihtiyaç duyulan finansal desteği sağlamayı amaçlıyor.

VakıfBank, Sürdürülebilirlik ve Kaynak Verimliliği Kredisi ile işletmeleri verimlilik ve geri kazanım odaklı çalışmalarında destekliyor. Kredi kapsamında, ticari işletmelerin sürdürülebilirlik ve kaynak verimliliği harcamaları segment ayrımı gözetmeksizin finanse ediliyor. İşletmeler; enerji verimliliği, su verimliliği ve atık suyun geri kazanımı ile ham madde verimliliği sağlamak amacıyla gerçekleştirecekleri harcamalarında, fatura tutarının yüzde 100’üne kadar kredi kullanabiliyor. Böylece üretim ve tüketimde çevre dostu ürün kullanımı, kimyasal kullanımının azaltılması, yağmur suyunun geri kazanımı, yalıtım ve aydınlatma alanında iyileştirmeler ile optimizasyon çalışmaları teşvik ediliyor.

İşletmeler 36 aya kadar vade ve yıllık yüzde 16,50 faiz oranı ile krediden yararlanabiliyor. Geri ödeme koşullarında da esneklik sunan Sürdürülebilirlik ve Kaynak Verimliliği Kredisi 3 ay ödemesiz olarak aylık eşit taksit ödemeli veya 3 ayda bir eşit taksit ödemeli olarak kullanılabiliyor.

Doğa Dostu Taşıt Kredisi ile VakıfBank, benzinli, dizel veya LPG’li araçlara kıyasla karbon salımı çok daha az olan elektrikli ve hibrit araçların alımına yönelik ihtiyaç duyulan finansal desteği sağlamayı amaçlıyor. Sıfır kilometre veya ikinci el binek ve hafif ticari elektrikli veya hibrit araçlarda kullanılmak üzere tasarlanan kredi, 3-48 ay vade ve 1,48 faiz oranı ile tüketicilere sunuluyor.

Total
0
Paylaşım
Benzer İçerikler
Oku

Bereketli Topraklar Üzerindeydik…

Yenilenebilir kaynaklarını çoktan tüketen insanlık, gelecek yıllardan borç almaya başladı bile. Özellikle gıdada ihtiyaçların karşılanmakta zorlanıldığı günümüz dünyasında, verimli bir tarımsal üretim yapmak neredeyse imkânsız hâle gelmiş durumda. Gıda krizi ise kapıda.
Oku

Plastik Yiyoruz

Everest’in yüksekliklerinden Mariana’nın en derin noktasına, kutuplardan denizlere… Doğal yaşam alanlarının en büyük tehdidi plastik atıklar, sadece doğada bulunmuyor, neredeyse yediğimiz her lokmada insan vücuduna nüfuz ediyor.
Oku

Geri Dönüşüm Gerçekleri

Sürdürülebilirliğin temel ilkeleri arasında yer alan “atık üretimini sıfırlama” kuralı hem üreticileri hem tüketicileri geri dönüşüme yönlendiriyor. Ancak hâlâ geri dönüşüm hakkında doğru bildiğimiz birçok yanlış var…